Sel afetine karşı alınabilecek önlemler nelerdir?

Son günlerde sık yaşanan sel afetleri, öncesinde alınması gereken önlemleri ve sel anında yapılması gerekenleri yeniden gündeme taşıdı.

Uzmanlar sel felaketi sonucu yaşanan hasarın büyük oranda dere yataklarında yapılan evler sonucu meydana geldiğini belirtiyor.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Rüştü Uçan; sel afeti öncesi, sırası ve sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili İLKHA muhabirine önemli tavsiyelerde bulundu.

“Dere kenarlarında, deniz kıyılarında bina yapılmaması gerekir”

Sel ve deprem gibi felaketlerin hayatımıza daha çok girmeye başladığını, iklim değişikliğinin bu tür felaketlerin artmasında etkili olduğunu belirten Uçan, “İklim değişikliğinden başka biz ne yazık ki sel yataklarına olduğu yere bina yapıyoruz, bilim dışı hareket yapıyoruz. Yüzyıllardan beridir gelen bir sel yatağı var. Bir bakıyoruz ki dere yatağına 40 katlı bina yapmışlar. Bu durum ilerde bir sel olduğu zaman 40 katlı binada problem olacak demektir. Dere kenarlarında, deniz kıyılarında bina yapılmaması gerekir. Hiç olmazsa bundan sonra yapılmaması gerekir. Bu birinci olay, ikinci olay ise yaşadığımız yerin riskini değerlendirmemiz lazım. Deprem, sel, yangın bunlarla ilgili değerlendirme yapmamız lazım. Herhangi birisi olduğu zaman ne yapacağımızı önceden değerlendirerek ne tür tedbir alınacağını bilerek ona göre tedbirlerin önceden alınması gerekir. Bunu yapmadığımız zaman o anda aklımıza ilk geleni yapıyoruz, genellikle de çok büyük tehlikeler ve ölümle karşılaşabiliyoruz.” dedi.

“Herhangi bir problemde ne yapılacağına daha önce tatbikat yaparak hazırlıklı olmak lazım”

Bodurum katta oturuyorsak veya işyerimizin bodrumu varsa bu da sel yatağına yakınsa veya sel olabilecek bir yerde ise ona göre tedbirler almak gerekir diyen Uçan, “Hiç olmazsa pencere pervazlarını ona göre kuvvetlendirmek lazım, dışarda kum torbalarıyla hazırlık yapmak lazım. Bu tür çalışmaları önceden bilerek hazırlıklı olmamız gerekiyor. Doğalgazın elektriğin nereden kesileceğini, herhangi bir problemde ne yapılacağını daha önce tatbikat yaparak hazırlıklı olmak lazım ama ne yazık ki tatbikat ve hazırlık kültürümüzde yoktur. Deprem ve yangında olduğu gibi sel felaketinde de gerekirse hazır çantamız olmalıdır. Bir şey olursa evraklarımızla beraber çantamızı alarak çıkacağız. Çok önemli evrakların, diplomaların, tapuların kaybolmaması lazım artık teknoloji gelişti ya bunları buluta yükleyebilirsiniz ama onun da çeşitli güvenlik tedbirlerini almanız gerekir buluttan da çalınabilirse onunda ayrı bir önlemini almak gerekir, bunların çantanın içinde de hazır olması gerekir. Bunlara dikkat etmemiz gerekir.” diye belirtti.

Sel felaketinin bir anda gerçekleştiğine dikkati çeken Uçan, “İnsanın aklının almayacağı şekilde çok büyük bir su kütlesi geliyor. Diyelim ki selin içinde arabayla kaldınız araba çalışmıyor, arabayı kilitleyin kaçın kendinizi kurtarın. Arabayı kurtarayım derken arabayla beraber sen de gidebilirsin. Sel sularının olduğu yerden kaçarak kurtulmayı düşünmeyin yani ayakkabı boyundaki su bir anda boyunuzu geçebiliyor veya o kuvvetli oluyor ki içine alabiliyor. Olabildiğince sel gelen yerden dik şekilde en hızlı şekilde kaçmakta yarar var. Daha yüksek yerlere kaçmakta yarar var.” şeklinde konuştu.

“Gerçek anlamda uyarılara dikkat etmeniz lazım, AFAD gibi kuruluşların bölgesel uyarılarını dikkate almak gerekiyor”

Sel afetine karşı alınabilecek önlemler nelerdir?
Dr. Rüştü Uçan

Evde sel anında elektrik kesilmemişse, elektriğin çarpma riskinin olduğunu hatırlatan Uçan, “Elektrik kaçağı oluşabilir. O suya girmemek lazım veya elektriği kapatayım da dememek lazım, eğer elektrik suya bir defa geçtiyse elektrik düğmelerinden de uzakta durmak gerekiyor. Sel gelecek gibi durumlar olduğu zaman; elektriği, doğalgazı kesebilirsiniz. Gerçek anlamda uyarılara dikkat etmeniz lazım, AFAD gibi kuruluşların bölgesel uyarılarını dikkate almak gerekiyor. Selden sonra eve su, çamur dolduysa bu durumda da elektrikli aletleri kullanmadan önce mutlaka elektrik teknisyeni vasıtasıyla açmanız gerekir. Aksi halde elektrik çarpma, yangın, patlama meydana gelebilir çünkü o alet ıslanmış bir alet oluyor ve oradan da elektrik kaçağı meydana gelebiliyor.” diye konuştu.

“Toplanma alanlarımız problemli, İstanbul’da birçok toplanma alanına ne yazık ki toplu konut yapıldı”

Sel felaketlerine ilerleyen dönemlerde daha sık rastlanacağını belirten Uçan, “Eskiden 30-50 yılda bir olan sel felaketi şimdi iklim değişimiyle çok daha hızlı olacak. Yapılaşmamızda bundan sonra kesinlikle sel yataklarına, dere yataklarına, deniz kıyısında, kumların içinde yüksek katlı binalar yapmayalım. Bunları yaptığımız sürece bu problemler olacaktır. Bize yurtdışında da oluyor diyorlar, tamam oluyor ama gelişmiş ülkelerde bir tane oluyorsa bizde 50 tane oluyor çünkü biz gerekli güvenlik önlemlerini almamışız, şehirlerimizi düzgün kurmamışız. Toplanma alanlarımız problemli, İstanbul’da birçok toplanma alanına ne yazık ki toplu konut yapıldı. Selde toplanma yerinin daha üst seviyede bir yerde olması lazım. Depremdeki toplanma yerimizde bina üzerimize yıkılmasın diye bulabilirsek binaların uzağında bir yere toplanmaya çalışırken selde ise dere yatağı ve sel seviyesindeki bir noktada toplanmamız lazım. Bu duruma da ayrıca dikkat etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

İLKHA

Bu Haberi Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.